aşık oldun.
Sakin belli etme. Bırak karşındaki yansın tutuşsun. Sen ağır ol. Molla
desinler yeter ki aşık demesinler.
Misal,
Sevgilinden ayrildin.
Sakın ağlayıp sızlama. Yine bırak karşındaki yıkılıp sürünsün.
Gözyaşı dediğin kadın kısmına yakışır.
Zaten senin gözyaşı bezlerin mavi patik operasyonuyla alınmış bulunuyor.
Misal,
Eve hırsız girdi.
Karınla yataktasınız. Tıkırtı duydunuz ya da hırsızla burun buruna geldiniz.
Kim boğuşacak adamla? Bak bakalım karının ayaklarına! Ne renk patikleri?
Pembe.
Ya hırsızınkiyle seninki? Mavi.
Kural,
Mavililer boğuşacak.
Pembeliler bağıracak.
Herkes görevini bilsin. Ta doğumhanede yapıldı bu iş bölümü.
Misal,
Eşinle kavga ettin.
Ne yapacaksin? Hiç. işine gidip hiçbir şey olmamış gibi çalışacaksın.
''Ay Ismail çok sinirim bozuk, benimki sabah sabah anneme laf etti''
diyemezsin.
Karın o esnada telefonun başında, bir sigara ve bir kahve eşliğinde
arkadaslarına seni çekiştiriyor olabilir.
Olsun. Onun mazereti var, patikleri pembe.
Misal,
Evde aniden bir böcek peydahlandı.
Kim gidecek üstüne? Tabii ki sen. Zira karının gitmesi hiçbir ise yaramaz.
Böcek renk körü mü? Maviyle pembeyi ayıramaz mi?
Ve sorarım sana, hangi böcek pembeden korkar?
Tam tersine aşka gelip karının üzerine tırmanmaya bile kalkışabilir.
Ama mavi... Bırrrrr.
Misal,
Savaşa gidilecek.
Kim gidecek? Tabii ki Mehmetçik. Sen hiç ''Vatan sağolsun'' diye bağıran
Ayşecik gördün mü?
Benim bildiğim Ayşecik kameranın karşısında ''Size baba diyebilir miyim amca?'' diyordu.
Ve hatırladığım kadarıyla omuzunda tüfek falan da yoktu.
Diyeceğim, Mavi patikli olmak zor zanaat.